Elantra - Amasra

2011 Hyundai Elantra Uzun Dönem Test Yorumlarım

1990’da çıkan Hyundai Elantra ilk satış başarılarına imza atarken ben ticaretteydim. Tercih edilebilecek araçlar listemde bir de Hyundai vardı. O yıllarda H100 rakiplerinden ucuz fiyatı ile birçok arkadaşın tercihi idi. H100, 100 bin km’deki motor sorunları ile eleştirilse de çok iyi bir sıfır tercihi idi. 2000 yıllarında dikkatimi çeken Accent, az yakıtı, uygun fiyatı ve garantisi ile öne çıkmıştı. Hyundai hem ticarette, hem de aile hayatında Türk beklentilerine verdiği cevapla önemli satış başarılarına imza attı. Ve yıl 2011 olduğunda karşımızda tamamı ile yenilenmiş bir model var; Elantra.

Yeni Elantra tasarımı ile beklentilerden fazlasına imza atan, garantisi ile altyapısına güvenen, dünya vizyonu ile markasına değer katan bir top model olarak çıktı karşımıza. Dünya genelinde 2012’de 400 bin adet satışı hedefleyen Hyundai Elantra; “Yılın En iyi Otomobili”nde finalist, “2011’in En iyi Yeni modeli”, “2011’in En Ekonomik ve Çevreci aracı”, “En iyi şehir içi aracı” ve “Yılın kompakt sedanı” ödülleri ile karşımıza çıkıyor.  Bakalım beğenecek miyiz?

Rüzgardan esinlenilerek çizilen jilet gibi tasarımı ve kartal gibi bakışları ile kesinlikle çok şık bir otomobil haline gelen yeni Elantra, bir önceki tasarımının çok ötesinde bir noktada. Hyundai’nin son zamanlardaki hızlı tasarım değişikliğini en güzel şekli ile alan model, boyutlarını da geliştirerek yeni elbisesine çok güzel uyum sağlamış. Arka tarafa uzanan, Xenon farlar,  yeni altıgen ızgara ve arkaya ilerleyen dalga çizgisi ile şık bir ön tasarıma imza atan tasarım ekibi, arkada öne uzanan stop lambası ve yine dalga formunda karakter çizgisi ile de eksiksiz bir sportif sedan ortaya çıkartmış. Elantra yeni tasarım ile, 25 mm uzamış, (4530 mm)  50 mm genişlemiş,  (2700 mm)ve 45 mm alçalarak ( 1435 mm) 0.28 ‘lik sürtünme katsayısı elde etmiş. Bagaj hacmi ise şık sportif duruşuna göre 485 litre ile bence yeterli seviyede. Yeni Elantra’nın bu tasarımı ile yol boyunca görüştüğüm birçok insanın beğenileri, fotoğraf çektiğim yerlerde aracı görenlerin ilgi dolu bakışları ile karşılaştım.

Dışarıda heykeltıraş işçiliği çıkartan Hyundai iç mekanda gayet çekici bir çalışma yapmış. Y formlu yumuşak ve sürücü odaklı tasarım, iç mekanda yeni ve şık bir kokpit ortaya çıkartmış. İyi okunan göstergeler, zarif çizgiler, direksiyondan birçok kumandaya ulaşabilmek yeni Elantra’nın tasarımın ve şıklığının en olumlu yönleri. Bu şıklık içerisinde daha ele oturan bir direksiyon, direksiyon alt kısmındaki tuşların direksiyon üzerine alınması bence daha güzel olacaktı. Koltuklar hem önde hem de arkada rahat yolculuklar için hazırlanmış. Sınıf standartlarında yüksek kalitede malzeme kullanılan ve iyi sevide işçiliği ile yeni Elantra’yı tercih edenlerin iç mekanını sorunsuz olarak kullanacaklarına inanıyorum.  Yeni Elantra’nın iç mekanı görüş açılarında temiz bir sürüşe imkan veriyor. Sürücü tarafından rahatça ayarlanabilen ısıtmalı dikiz aynaları, yükseklik ayarlı sürücü koltuğu ve rahat diz mesafesi Elantra’nın başarılı iç mekan çalışmaları olmuş.

Yeni Elantra Türkiye’de satışa çıktığı Haziran 2011’de tek motor (benzinli) seçeneği ile satışa çıktı. Test aracımız Elantra’da, 1.6 litrelik -Euro 5 normlarını karşılayan- 6300 devirde 132 HP güç ve 4850 devirde 158 Nm maksimum tork üreten bir motor kullanılmış. Yeni nesil Gamma ailesine ait olan D-CVVT (Dual Continuously Variable Valve Timing- Çift Değişken Supap Zamanlama Sistemi) 1,6 benzinli motor fabrika verilerine göre, şehir içinde 9.4 litre, şehirler arasında 5.6 litre ve karma 7.0 litre yakıt tüketiyor. Bu motora 6 ileri otomatik şanzımanın eşlik ettiği aracımızda 0-100 11,6 saniye iken, son hız ise 195 km olarak belirtiliyor. Ben kullanımım süresince bu hıza çıkmasam da sorunsuz işleyen 1,6’lık motor, yakıt tüketiminde 100 km’de 7,5 ile 8,5 arasında değerler elde ettim. Hızlanmada çok atak bir karakter sergilemeyen aracımızın seriliği ise beklentimin üzerinde idi. Ayrıca Elantra’nın büyüyen cüssesini iyi taşıyan motor testin geneline baktığımda, sedan karosere sempatimi arttırdığını da belirtmeliyim. Yeni Elantra’nın motor tercihinde benim gördüğüm en önemli eksiklik dizel seçeneğinin olmaması oldu.

Yeni Elantra Türkiye’de Mode ve Prime donanım seviyelerinde satılıyor. Her iki seçenekte 6 adet hava yastığının, ABS, ESP, BAS (Fren Destek Sistemi) ve VSM’nin (Araç Stabilite Yönetim Programı) standart olması Hyundai’nin güvenliğe verdiği önemi ve üst kalitede araç üretme isteğini gösteriyor. Yeni Elantra’nın daha geniş boyutları ile araç sürüşü bende olumlu bir izlenim bıraktı. Önde kullanılan Mcpherson kolları ile bağımsız süspansiyon sistemini, yumuşak  direksiyonunu, manevra kabiliyetini ve sürüş dinamiklerini çok beğendim. Ancak düz yolda ve virajlarda gayet başarılı bulduğum süspansiyon sistemi, işyerlerinin ve resmi binaların yakınlarına konulan çelik tümseklerden geçerken kullanıcısını fazlaca rahatsız ediyor. Yüksek hızlarda ise direksiyon fazla yumuşak kalıyor. Elantra’nın konforunu arttıran 6 ileri otomatik şanzıman ise hem şehir içinde, hem de şehirlerarasında gayet rahat çalışıyor. Uzun şehir dışı düzlüklerinde, ani yükselen eğimde, bazı vites değişim noktalarında,  zaman zaman motorun artan devri ile içeriye yansıyan ses ise içeride gürültüye sebep olabiliyor. Diğer konfor öğelerinden USB girişi, saklama gözlerinin yerleri ve tasarımları bence gayet başarılı. Geri görüş kamerası rahatça alışkanlık haline geliyor. Ayrıca Elantra’nın anahtarsız çalıştırma sistemi ve Radyo/CD ve MP3 çaları da benim beğendiğim özelliklerden. Araç içinde gayet kaliteli sesi ile beğenimi kazanan Radyo/CD ve MP3 çaların, benim için eksik kalan tarafı cep telefonuma bluetooth ile bağlanmaması oldu.

Yeni Elantra’yı İstanbul – Bartın – Zonguldak – Ankara güzergahında şehir içi – şehir dışı olarak 2000 km  kullandım. Şehir içinde de, şehir dışında da kullandığım Elantra’da son teslim ettiğim noktada memnun ayrıldım. Geçtiğim yollardaki değerlendirmelerden ve kendi zevkimden yola çıkarak Hyundai’nin artık kıskanılacak güzellikte araçlar yaptığını söylemeliyim. Hyundai dünya otomobil devlerinin çoğundan daha hızlı bir değişim göstererek  daha güzel ve kaliteli araçlar yapmaya devam ediyor. İç mekanda ise mevcut araç iyi standartlarda olsa da kalite algısının arttırılması, sürüşte alçak hızlarda çok beğendiğim direksiyonun yüksek hızlarda sertleşmesi, iç mekanda ses izolasyonun arttırılması, araç süspansiyon sisteminin şehir içi şartlarına daha fazla uyması benim Elantra’dan tüm beklentilerimi karşılayacaktır.(22 Aralık 2011)

Blog yazım senin fikirlerin ile daha zenginleşecek. Lütfen yorum bırakmaktan çekinme.