2012 Hyundai i30 ile Uzun Yollardan : ‘Düşman çatlatan güzellik!’

Hyundai markalar liginin en cesur markalarından birisi. Hyundai, yeni modellerin adedi kadar değişimde attığı adımlar, markanın geçirdiği evrim ile takdire şayan işler çıkartıyor. Yeni i30’da cesur işleri seven bir müşteri olarak benim için farklı bir yerde duruyor. Ayrıca VW Golf gibi efsane bir model karşısını cesurca çıkan, tutumlulukta Renault Megane ile yarışırken, dış güzellikte Opel Astra’ya, iç mekan güzelliği ile de Peugeot 308’ e karşı başa baş bir yarış çıkartıyor.

Nerede eski i 30; nerede yeni i30. Avrupalı Hyundai lafını eksik etmediğimiz i30, kalite yolunda yepyeni döneme geçiş yaptı. Eskileri çöpe atıp yepyeni bir görünüme kavuştu. Baştan sona güzelleşen otomobil hem çizgileri hem de genel duruşu ile ilgi çekmekte hiç zorlanmıyor. Piyasadan iyi bir alternatif olmaktansa başa oynamak istediğini her alanda ispatlıyor.

Önden arkaya akıp giden rüzgar dalgalarını i30’a çizen Hyundai, hem havayı delen, hem de görenin nefesini kesen bir yapıt çıkartmış. Test aracımızın yüksek donanımının, cam tavanının verdiği hava ile arkadan öne esen rüzgar klas bir bagaj bitişi ile sonlandırılmış. İç mekanda ise yuvarlak ve göze hoş gelen hatlar daha yüksek kaliteli donanım beklesem de benim de beğenini kazandı. Orta konsolda ki müzik sistemi biraz eski dursa da genel güzelliğe negatif etkisi hissedilmiyor. Müzik sistemi konusunda; bu kadar iyi görünen bir otomobilin daha iyi multimedya sistemini hak ettiğini söylemeliyim.  Cam tavan ise araç içine ayrıca ferahlık sağlarken  aracın malzeme kullanımı iyi kalite hissini destekliyor. Rahatça kavranabilen direksiyon iç mekanın en büyük artılarından biri ve sürüş kalitesine pozitif etki yapıyor.

Hyundai ucuz fiyatlandırmayı artık önemli bir satış silahı olarak kullanmıyor. Rakipleri ile başa baş fiyatlarda araba satmaya çalışan marka, müşterilerinin yenilik ve yüksek donanım iştahları ile orta – üst seviyeyi hedeflemiş durumda.. Eğer uzun garanti süresini, ürün kalitesini yükselterek birkaç yıllık periyodu bu şekilde geçirirse piyasada kendini başka bir yerde konumlandıracaktır.

Yeni i30 ile İstanbul- Edirne ve İstanbul – Bartın, Ankara, Kırıkkale güzergahında 3 bin km’yi aşkın km yol kat ettim. Daha gidilecek yolu olsa da yeni i30 yol tutuşu ve iç mekan sessizliği ile artık çok daha iyi bir otomobil. Teknolojik detayların hepsini toplayan i30’un elektronik el freni ise benim pek hoşuma gitmedi açıkçası. Renk olarak ilgi çeken bir araç istiyorsanız test aracımızda bu renk sizin için çok güzel bir tercih olacaktır. Mart ayı sonunda satışa çıkan yeni i30 5 ayda (Ağustos sonuna kadar) 2.396 adet satış yapmış. Yani i30 8 ay satış yapması halinde yaklaşık 3833’ü bulacak performans göstermiş. 7478 adet satan ‘efsane’ Golf karşısında düşük bir satış gibi görünse de bu fiyatlandırma ile yeni i30’un yeni bir müşteri kitlesine ulaştığı açık.

Benim yeni i30’dan bundan sonrası için beklentim direksiyon, vites ve süspansiyon sisteminde daha iyi iş çıkartmaları olacaktır. Ayrıca yükselttikleri malzeme kalitesini daha uzun süreli kullandırmaya odaklanmaları halinde, bu otomobilin çok daha fazla tercih edilecektir. Ayrıca Yeni i30 Ağustos ayında Alman Tasarım Konseyi  ‘En İyi İç Mekan’ ödülünü alırken, Eylül sonunda COTY tarafından 2013 yılının en iyi otomobil aday listesine girme başarısını da tebrik etmek gerek. İlk Yayın: 09 Kasım 2012

Blog yazım senin fikirlerin ile daha zenginleşecek. Lütfen yorum bırakmaktan çekinme.