1475145272_sava___erdem___brahim_aybar_berk___a__da__

Türkiye’den Renault Megane Sedan ile gururlandık, darısı Milli Otomobil ile inşallah …


Renault Paris’te kapılarını açtığı zaman bizi en çok ilgilendiren model olarak Bursa’da üretilen Yeni Megane Sedan öne çıktı. Fluence macerası sonrası geri dönen Megane Sedan markanın çizgilerini Türk işçiliği dünyada tanıtan önemli bir adım olacak. Bunun yanında pazarlamanın en gözde aracı konsept modellere bir model daha ekledi Renault, Trezor…

Detaylar basın bülteninden…

Dünyaya Bursa’dan: Yeni Megane Sedan
Yeni MEGANE Sedan, tüm dünyada sadece Oyak Renault’da üretiliyor ve Bursa’dan dünyaya ihraç ediliyor

Yeni Renault MEGANE Sedan’ın Bursa’daki Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretimi için 200 Milyon Avro yatırım yapıldı. Bu yatırımlar, gerek fabrikada, gerekse tedarikçilerde yapılan yeni kalıp, ekipman ve makine yatırımları, AR-GE ve mühendislik yatırımlarını kapsıyor. Yeni MEGANE Sedan üretimi, Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda 700 kişilik ek istihdam yaratıyor.

Esnek üretim prensibine göre tasarlanan standart Renault/Nissan gövde hatlarında, Clio ve Yeni MEGANE Sedan, tek hat üzerinde birlikte üretilebiliyor. EuroNCAP 2015 beş yıldız kriterlerine göre güçlendirilmiş gövdede, sıcak şekillendirilmiş yüksek mukavemetli çelik saclar kullanılıyor.

Oyak Renault mühendisleri, projenin ilk etaplarından itibaren Yeni MEGANE Sedan’ın tasarımının geliştirilmesinde çalıştı. Projenin Oyak Renault’ya verilmesiyle birlikte yaklaşık 70 AR-GE çalışanı projede görev aldı.

1475145272_sava___erdem___brahim_aybar_berk___a__da__

1475147831_renault_82875_global_en 1475147838_renault_82871_global_en

 

 

 

 

 

RENAULT TREZOR CONCEPT 

“TREZOR yeni Renault tasarım anlayışının izlerini taşıyor: sıcak, yalın ve duygu dolu hatlar; C-biçimli far tasarımı.”

TREZOR çarpıcı kırmızı rengi ve inovatif karbon gövdesi ile hemen dikkat çekiyor.

Ön kısımda yalın ve pürüzsüz bir görünüm sergileyen araç gövdesi aracın dinamik karakterini gözler önüne seriyor. Arkada ise altıgen biçimli panellerle TREZOR’un sportif özellikleri ve teknolojisi ön plana çıkarılıyor.

Aracın silueti klasik bir GT görünümüne sahip.

Kaputta ise petek formlu hava girişi arka gövde yapısına örnek teşkil ediyor. Bu altıgen formlar değişken geometrili hava girişi sağladığı gibi TREZOR’a ekstra dinamizm katıyor ve adeta nefes aldırıyor.

Gövdenin sol tarafında yakıt deposu kapağının yerine aracın şarj düzeyini gösteren analog bir sayaç bulunuyor. Bu ayrıntı için geleneksel spor araçlardan ilham alındı.

Arka kısımda da TREZOR, kırmızı lazer içeren modern fiberoptik aydınlatma ile donatıldı. ‘Halat benzeri’ sözkonusu fiber parlak ve sıra dışı bir aydınlatma sağlıyor. Frenleme esnasında optik fiberlerin bükülmesi ve üst üste binmesi ilginç bir görsel efekt ve yaratıyor ışığın yoğunluğunu artırıyor.

Geleceğin tasarım kodları: özgünlük ve modernlik
TREZOR’da iç tasarımın geliştirilmesine de odaklanıldı.

İç mekânda kırmızı rengin hâkimiyetinde sıcak ve duygu dolu bir stil mevcut. Genel vurgu ise sürüş keyfine ve sürüşe yapıldı; ahşap ve deri seçimlerinde ise yüksek kaliteli malzemeler tercih edildi. İşçiliği, teknolojisi ve gerçek Fransız dokunuşuyla aracın iç mekânı gelecekteki Renault modellerine ilişkin zarif iç mekân konusunda ipuçları veriyor.

Aracın içi ve dışı arasında eşsiz bir bağlantı oluşturan kırmızı renk parlak ve sıcak bir kabin sunuyor.
TREZOR’un tek parçalı kapısı adeta bir mücevher kutusunun kapağı gibi açılıyor.

Yüksekliği sadece 1,080mm olan TREZOR, içine girer girmez büyüsünü hissettiriyor. Araca giriş stili ise klasik yarış otomobillerini anımsatan bir tarzda. Araca giriş otomatik olarak yatan başlıklarla daha da kolaylaştırılıyor.

TREZOR’un içinde başka bir sürprizle daha karşılaşıyorsunuz: aracın önünde yer alan bagajla birlikte kızıl ahşaptan yapılmış bir ön panel. Ölçüye göre yapılan valizler ise deri kayışlarla yerlerinde tutuluyor ve yolculuklar adeta bir sanata dönüştürülüyor.
Koltukların yuvarlak konturları, ilhamını mobilya tasarımından alarak konforlu iç mekana katkıda bulunuyor. Pürüzsüz, koyu kırmızı deri kaplamaları ile zarafeti gözler önüne seriyorlar.

Ön panel ise Fransız KEIM-cycles firması ile yapılan işbirliğinin bir meyvesi. KEIM-cycles tarafından geliştirilen yüksek hassasiyetli bir işlem kullanılarak ön panele çok ince kül şeritleri işlendi. Ortaya çıkan ürün ise modern kompozit malzemelerle kıyaslanacak düzeyde oldu ve ahşabın doğal niteliklerini gözler önüne serdi: hafif, organik ve sıcak.

Rafine ön panel kabinin modern, yüksek teknolojili özelliklerini vurguluyor ve büyük bir dokunmatik ekran içeriyor.
Kare biçimli direksiyon sürücünün görüş alanını genişletiyor ve ilhamını Formula 1 dünyasından aldı. Direksiyonda üç ekran var: biri logoyu gösterir biçimde ortada, diğerleri ise her iki yanda.

Blog yazım senin fikirlerin ile daha zenginleşecek. Lütfen yorum bırakmaktan çekinme.