Yeni 2012 Peugeot 301 ile Sürüş İzlenimleri

Yeni modeli 301’e Antalya’da uluslararası lansman yapan Peugeot’u 1,2 litrelik 3 silindirli benzinli motoru ile 4 ileri otomatize vitesli modellerini kullanmak üzere tekrar ziyaret ettik. Bu etkinlikte bu seçenekler ile beraber 1,6 HDi dizel – 1.6 VTi benzinli modelleri de kullanma imkanı bulduk.

Peugeot 301 1.6 HDi ile yola Antalya şehir içinden kısa bir şehir içi trafiği ile başladım, Antalya –Isparta yoluna çıktığım parkurdan sonra şehirler arası yolda da yaklaşık 70-80 km yol yaptım.1.6 HDi dizel bu araçta da güzel iş çıkartmış. Arkasından Bucak’ta araç değişim noktasından 1.6 VTi benzinli 301’i dönüş yolunda 100 km kadar kullandım. 1.6 Benzinli seçenekte hem hızlanma hem de yol performansı ile beğenimi kazandı.  Antalya’da dönüşünde 1,2 benzinli tercihi ve 1,6 benzinli otomatiği 24’er km şehir içi trafikte kullandım.
Küçük motorlar şaşırtmaya devam ediyor. Peugeot son zamanların motor küçültme akımına 1,2 litrelik benzinli 72 hp’lik motor ile katılmış. 301’de şehir içinde 24 km kadar kullandığım bu motor ilk kalkışta
başarısı, üst hızlardaki isteği ve buradayım diyen güzel bir ses ile kendini gösterdi. Ara hızlanmada devir beklentisinde kısa bir bocalama yaşasam da genel itibarı ile bu motorun kullanımını beğendim. Uzun mesafe kullanımında da az yakar ve dayanıklılığını tüketici kullanımında ispatlar ise bu motor tavsiye edilecek bir motorlar arasına kısa zamanda girer.

Son kullandığım 301’de 4 ileri otomatize vites görev yapıyordu. Peugeot 1.6 benzinli otomatize vites seçeneğini yine Antalya şehir içinde 1,2 litrelik benzinli seçeneği kullandığım 24 km’lik kısa parkurda kullandım. Otomatize tercih şehir içinde üst hızlardan aşağı düşerken bir iki kararsızlık yaşamam dışında görevini güzel yaptı. Basın toplantısında da bu vitesin son testlerinde başarılı olduğunu ve maliyet avantajını kaybetmemek için seçildiğini öğrendim.

301’de genel olarak direksiyon bir gün evvel kullandığım 208’ e göre daha ağırdı ve tutuş pozisyonu daha iyi idi. Direksiyon ağırlığı şehir dışına çıktığımda hızın etkisi ile istediğimden biraz daha hafif bir kullanım gösterdi. Kullandığım direksiyonlardan deri olan daha çok beğenimi kazandı bunun dışında 301 direksiyon olarak şehir içi ve şehir dışı parkurda kendi sınıfına orta kalitede ve günlük kullanıma yeterli gelecek bir sürüş kalitesini vermek üzere hazırlanmış olduğunu düşünüyorum. Standart donanıma eklenen ESP ve yenilenen yumuşak süspansiyonlar ile belli bir sürüş kalitesi sağlanmak istendiğini düşündürüyor. 301 yolculuğumda ilk izlenimim dışarıdan SR1 konseptine uygun son Peugeot güncellemeleri ile logonun arkasını dolduran marka eski modellerden saha az belirgin olan logoyu tercih etmiş. İç mekanda ise Peugeot’un diğer modellerinden gelen izler biraz fazla olmuş. Maliyet düşüşü için orta konsolda ki cam düğmeleri yer olarak sıkıntılı gibi gözükse de kalitesiz bir kontrol tuş da değilmiş. Bence Peugeot SR1 in tasarım kodlarını alan 301 dış tasarımda benim beğendiğim eski gösterişi vermese de güncel olması ve büyüklükleri ile aracın amacını yansıtması yönünden olumlu yaklaşılabilir. Ben ayrıca 301’in bu tasarımına en çok beyaz rengine yakıştığını düşünüyorum.

Yan ve arka koltukları da denedim. Ön yolcu koltuğunda tavan tutacağının olmaması yan koltuğun en önemli eksikliği idi. Koltuklar ise orta kalitede tutulmuş. Arka koltuklarda tavan tutacağı bulunuyor. Arka koltukta ki diz mesafesi ise yolculuk edilebilecek en rahat mesafeyi sunması ile beğenimi kazandı. Yüksek maliyet yapacak şeylerden uzak durulmuş. Sürüş kalitesini arttırmak isteyen Peugeot ESP’yi standart tutarken, start-stop teknolojisinin neden olmadığının sorulduğu basın toplantısında 301 için fiyat – fayda olayının daha önde tutulduğu için cevabı verildi. Markanın tüm dünyada satış hacmi açısından zamanla en önemli modellerinden biri olacağı belirtilen Peugeot 301’in muhtemel rakipleri sorulduğunda, aracın sınıfının merkezinde konumlandığı, Hyundai’den Accent Blue, Renault’dan Symbol ile rekabet içinde olacağı ifade edildi. Amortisörlerin geliştirildiğini özellikle belirten Peugeot yetkilileri 301’i sıcak ülkelerde olduğu kadar soğuk ülkeler de ve farklı kullanım ve yol koşullarına uyum gösterecek şekilde geliştirildiğini eklediler.

Bence 4,44 metre uzunluğundaki 301’in en iyi tarafı 640 litrelik bagaj hacmi (VDA değerine göre 506 litre) ve rekor arka yolcu diz mesafesi bu aracın sedan sınıfında güçlü olacağını gösteriyor. 301 güvenlik için ayrıca ABS, 4’e kadar hava yastığı, acil fren destek sistemi, ISOFIX de yer alıyor.

Peugeot ikisi benzinli ve biri dizel motor seçeneği ile müşterisine güzel bir yelpaze sunmuş. Benim kullandığım -dünyanın en çok üretilen motoru olarak lanse edilen- 1,6 HDi kadar 1,2 litrelik VTi benzinli seçenek hem yakıt hem de vergi açısından anlamlı olacaktır. 1,2 litrelik 3 silindirli bu motor ayrıca 208’den sonra, Peugeot ürün gamının bu motordan yararlanacak ikinci modeli olduğu da ayrıca verilen bilgiler arasında yer alıyor.

Son not; 301 beklediğimden iyi çıktı. Bu tanıtım ile 301, hem şehir içinde hem şehir dışında pozitifte kalan bir tablo çizdi. Türkiye’de üretilmesi daha önce gündeme gelen 301 şu an Avrupa’da Vigo (İspanya) Fabrikası’nda üretiliyor. 2014’te gelişmesi beklenen satışlar ile ikinci bir aşamada üretim maalesef Çin’de planlanıyor. (İlk Yayın 27 Kasım 2012)

Blog yazım senin fikirlerin ile daha zenginleşecek. Lütfen yorum bırakmaktan çekinme.